Soyadı Aklının Sıfatı Olan Zat / Kur'an İnkarı Serüveni

İlahiyat Fakültesi Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Din Psikolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Dekan Yardımcısı Dr. Cihad Kısa bir konuşmasında, iffeti Allah’ın tezkiyesinden geçmiş olan Meryem (as) hakkında ilimsiz ve edepsiz ifadeler kullandı.

Daha önce ifade ettiğimiz üzere her sünnet inkarcısı özünde bir Kur’an inkarcısıdır. Yahut sünnet inkârı yolunun sonunda Kur’an inkârı vardır.

Aslında Cihad Kısa türünün tek örneği değildir. Daha önce “Bize Kur’an yeter” diyen İhsan Eliaçık, kendi meal tahrifinde Meryem (as)’in bir marangozla zina ettiğini ve İsa’nın veledi zina olduğunu iddia etmişti.

Oysaki Rabbimiz, Meryem (as) hakkında;

وَالَّتي اَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فيهَا مِنْ رُوحِنَا وَجَعَلْنَاهَا وَابْنَهَٓا اٰيَةً لِلْعَالَمينَ


“İffetini korumuş olan kadını da (Meryem'i de) hatırla. Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de oğlunu da alemlere (kudretimizi gösteren) birer delil yapmıştık.” buyurmuştur. (Enbiya 61)

Binaenaleyh bizler bundan sonrada bu ve benzeri sözleri çokça duyabiliriz. Ancak bu ve benzerlerinin fitnesini sloganlar atarak, bu iftiraların sahiplerinin bulundukları konumdan def’ini talep ederek engellemeye çalışmak kalıcı bir çözüm olmayacaktır.

Sünnet inkârı fitnesinin izalesi ancak asrı saadete rücu etmekle mümkün olur. İlimle iştigal etmekle, vahye hâkim olmakla, Kur’an-sünnet bütünlüğünü ümmete öğretmekle mümkündür.

Aksi halde bu fitnenin izalesini sadece onları makamından defetmekte görmek, fitnelerine devam etmelerine engel teşkil etmeyecektir.

Bu fitne ilk asırlardan beri İslam ümmetini meşgul etmiş, kalbinde hastalık olanları ise te’siri altına almıştır.

Bize düşen hakkı hakka yaraşır şekilde müdafaa etmektir. Bu da ancak Kur’an ve Sünnete azı dişimizle yapışmakla mümkündür.

CİHAN ELMAS

12.01.2022 - BURSA